Now Playing Tracks

hepdiyorumki:

Arkana bile bakma derler. 
"Git, dümdüz git başın dik." 
Gidemezsin. 
Sen ki bilirsin o çiçektir ve sadece arkanda değil. 
Yerdedir ama her yerde.
Sağın solun önün arkan o olmuş bir bakmışsın. 
Ki sen kıyamazsın onu ezip yürümeye. 
Kalırsın orada, yanında. 
Solmasından bile korkarsın zamanla ve o solmaz. 
İlk günkü kadar diktir, senin aksine. 
Tek beklentin mevsimlerdir artık. 
Sonbaharı bekleyen tek aşıksındır sen.
Ta ki geldi sonbahar, soldu çiçekler. 
Yerini yapraklar alır sapsarı. 
Onlar hatırlatmaya başlar artık onu. 
Hiç ezemediğin. 
Hiç geçemediğin o’nu. 

Anlarsın sonra; o, baharda çiçektir, sonhabarda yaprak, kışın gözlerini alan kar ve yazın tenini yakan güneş.

Tek kelimeyle “Unut artık!” derler. 
Unutamazsın. 
Onun gözleri, onun saçları, onun gölgesisindir sen. 
Onu ne kadar sevdiğini unutamazsın. 
İlk yediğin tokat gibi, ilk tuttuğun el gibi yapışır üzerine. 
O güldür kıpkırmızı ve sen ellerindeki kana rağmen sımsıkı tutarsın. 
Bırakamazsın. 
Sana yeri gelir bir sürü papatya sunarlar. 
Sen ki kırmızısına aşıksın, gül sana aşık değil diye bir papatyadan medet ummazsın. 
Yapamazsın. 
Hiç öpüp koklayamadığın bedenine papatyayı sunarlar, dokunamazsın.

Unutmamış, vazgeçmiş zamanla. Çarpan kalbini atmış denizlere. Ondan mıdır mavide yaşama isteği? Belkide. “Ben katil olmuşum” diyordu “onuda boğmuşum. Onda da ben varmışım, atmışım ardıma bakmadan, salmışım denize.. ” diyordu. Boğmuşum her gün, her gece onu. Kimi zaman durgun deniz yoruyordu onları kimi zaman dalgalı deniz. Kesik kesik nefes alıyorlardı hasta olmuş o da kız gibi. Kimse bilememiş hasta olduklarını. Ondan duymuştu işte korkuları varmış, cesareti yokmuş. Sevgisi sonsuzmuş tıpkı nefesi gibi. Onlar denizde Gökkuşağını görmüşlerdi. Onlar orada yaşıyorlardı belki de Maldivler’ e bile yüzmüşler idi. Bazen yunus balığı kılığında zeki oyunlar düzenlemişler, bazen katil balina olmuş acımadan canlarını yakmışlardı. Bazen ise tıpkı elektrikli yılan balığı gibi çarpılmışlardı birbirlerine. İkisinin hayatında da başkaları olmuştu başka ellerle, gözlerle avutmaya çalışmışlardı ruhlarını. Onlarla acı çektiklerini sanıyorlardı karşılaşıncaya dek. Kalplerinin birbirleri için attığını tekrar farketmişlerdi. İlk kez genç adam dürüst olmuştu kıza, ilk kez kız yalan söylemişti genç adama.. Kızmayın kıza o çok direnmişti, o çok acı çekmişti. Yorulmuştu severken, vazgeçmişti istemeden. Bu sefer gerçekten umudu kalmamıştı ki. Kız içinden geçirmişti “Dünyanın o son günü sen beni arayacaksın” Genç adam mırıldanıyordu kendi kendine “Ne inkar ne itiraf bu yalnızca sitem” Onlar bir masal dünyasında yaşatmışlardı sevgilerini gerçekle tek ortak yanları vardı. Hissediyorlardı. Birbirlerini her zaman ciğerlerinde hissedip boğuluyorlardı. Sonra yine denizde bir gökkuşağı… Hergün göğe tırmanmaya korkan gökkuşağı

Hayır demeyi öğren artık dediğim insanın ilk hayırı oldum. Dünya gerçekten sevilesi mi? Bu ne simdi? Kırılmıyor mu sanıyorlar insanın kalbi. Bırakacağın eli tutmak niye? Tuzla’ nın denizinden kalkamasın gemin.

Demedim mi?

Oraya gitme demedim mi sana, seni yalnız ben tanırım demedim mi? Demedim mi bu yokluk yurdunda hayat çeşmesi ben’im?

Bir gün kızsan bana, alsan başını, yüz bin yıllık yere gitsen, dönüp kavuşacağın yer ben’im demedim mi?

Demedim mi şu görünene razı olma, demedim mi sana yaraşır otağı kuran ben’im asıl, onu süsleyen, bezeyen ben’im demedim mi?

Ben bir denizim demedim mi sana? Sen bir balıksın demedim mi? Demedim mi o kuru yerlere gitme sakın, senin duru denizin ben’im demedim mi?

Kuşlar gibi tuzağa gitme demedim mi? Demedim mi senin uçmanı sağlayan ben’im, senin kolun kanadın ben’im demedim mi?

Demedim mi yolunu vururlar senin, demedim mi soğuturlar seni. Oysa senin ateşin ben’im, sıcaklığın ben’im demedim mi?

Türlü şeyler derler sana demedim mi? Kötü huylar edinirsin demedim mi? Ölmezlik kaynağını kaybedersin demedim mi? Yani beni kaybedersin demedim mi?

Söyle, bunları sana hep demedim mi?

mevlana
Bilirim sevgili
Her aşk bir yangındır düştüğünde yüreğe
Her sevgili kölesidir aslında aşkın!
Sen,
sevgili
hangisine esir olacak ya da hangisine kurban edeceksin bu aşkı?
Kendine?
Haykırırcasına sevmediğini söylerken kendinden bile gizlediğin sevgine?
Bana?
Mantığına?
Sahip olduklarına?
Söyle sevgili
bu günahın bedeli olarak ödemeye hazırmısın ömrünü?
Ömrün
kıymetli mi senden?
benden?
yarından?
Sevgili
Susacaksın, hep yaptığın gibi
ama sen sus yine de,
yine ve sadece sus olur mu..
Kelimelerin yaralıyor bazen, cümlelerin acıtıyor
Oysa benim içim hiç acımadı seni özlediğim zamanlardaki kadar.
Sen beni sevmemeye devam et
ya da sevmemek için savaşmaya
Nasıl olsa bir gün, yüreğinde rastlayacaksın bana
dileğini dile şimdiden
dile ki, o gün hem yüreğinde, hem karşında olayım
ya da ne bileyim işte
bensizliği dile
Söv,
inat et ve benim olma..!
Sadece şunu unutma, bensizken yarım kalır senin de hayatın
tıpkı şimdi sadece özlemek bile acıtırken içini
sen
sevgili
katletmezsen içindeki korkuları
kork benden
bensizlik bir gün gelip bulur seni!!
To Tumblr, Love Pixel Union